SEYİT ONBAŞI’DAN ,EMPERYALİZME GEÇİT YOK…
Avrupa devletleri 1800’lü yıllardan 1922’ye kadar emperyalist amaçlarını gerçekleştirmek için kendi aralarında çıkar çatışmaları yaşadılar. Bu çatışmaların en önemlisi maddesi Osmanlı Devletinin sömürülmesinin ve
paylaşılmasının nasıl gerçekleşeceği idi. 1914’te Birinci Dünya Savaşı başladığı zaman tüm kurumları ile iflas etmiş Osmanlı Devleti hızla tüm cephelerde savaşı kaybetti. Ancak Çanakkale Zaferi bu yenilgilerden sonra
Türk Milleti için yeni bir sayfa açmıştır.
Mustafa Kemal isimli genç bir subay Sofya Ataşeliğinden kendi isteği ve çabaları ile Çanakkale Savaşına katıldı ve gerçek bir askeri deha ve kahraman olduğunu gözler önüne sererek tarihe geçti. Çanakkale zaferi Türk milletinin emperyalizm karşısında dirilişinin adı olmuştur..
Çanakkale savaşlarının en önemli sonucu, Mustafa Kemal’in askerî dehasını gözler önüne sermesidir. Mustafa Kemal, durumu çabucak kavramak, süratle ve soğukkanlılıkla doğru karar vermek, verdiği kararı büyük bir enerji ve cesaretle bizzat tatbik etmesidir.
Yaklaşık 250 bi nkişinin öldüğü Çanakkale Savaşı’nın neden çıktığının iyi incelenmesinde ve analizlerin de ona göre yapılmasında ayrıca yarar vardır. Gerek bizim tarihimizde gerekse dünya harp tarihinde önemli yeri olan, Birinci Dünya Savaşı’nın kaderini değiştiren Çanakkale Zaferi’nin 111 ’ncı yılını kutluyoruz. Bu savaşta sayıca ve teknolojik olarak Akdeniz’de o zamana kadarki tarihin en büyük ve güçlü donanması kullanılmıştır. 20’nci yüzyılın başlarında dünyanın yüzde 85’ini sömürge haline getiren emperyalist devletler Osmanlı İmparatorluğu’nu parçalamak ve kendi aralarında paylaşmak üzere birinci paylaşım savaşını başlattılar.
Savaşın iki tarafı vardı:
İngiltere, Fransa ve Rusya’dan oluşan İtilâf Devletleri
Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu’ndan oluşan İttifak Devletleri.
Osmanlı için 3. Ordu , Rusya cephesinde alanı daraltmakla görevli kılınırken, Çanakkale boğazı aslında çarlık rusyasının içinde bulunduğu siyasi karşıklığa hakim ve yardımcı olmak adına itilaf devletleri için hayati öneme sahipti.Bolşevikler çarlık rusyasında öenmli bir güç olmaya başlamış ve Avrupada ki ilk sosyalist devrime ramak kalmıştı.

Çünkü Çanakkale geçildiği takdirde; Rusya’ya yardım götürülecek ve Rus Ordusu’nun Doğu Avrupa cephesinde Almanları sıkıştırması sağlanacak, İstanbul işgal edilerek üçlü ittifakın en zayıf halkası olan Osmanlı İmparatorluğu savaş dışı bırakılacak ve paylaşma anlaşmaları uygulanacak ,Rusya daki Bolşevik güçleri bastırılacaktı.
Bu nedenle 1914’te başlayan, Çanakkale Savaşı’nı da kapsayan Birinci Dünya Savaşı, artık emperyalist-tekelci aşamaya varmış olan kapitalist ülkelerin çıkarlarına göre ayrı ittifaklar oluşturarak milyonlarca insanın ölümüne ve mahvına sebep olan ilk paylaşım savaşıdır.
Emperyalistlerin büyük bir yenilgiyle çıktıkları Çanakkale Savaşı, Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı’nın bir cephesi olsa da, Osmanlı İmparatorluğu halkları yurt savunması halindedir bu mücadelede. Bu nedenle antiemperyalist bir yönü vardır ve sonuçlarıyla beraber mazlum ulusların umudu, çıkış yolu olmuştur bu zafer. Yüzbaşı Hakkı Bey’i, Seyit Onbaşı’yı, , 57’inci Alay’ı, Onbeşlileri ve Mustafa Kemal’le birlikte daha nice ölümsüz kahramanı Tarih bize tanıtmıştır. Bugün ise bu eşsiz zaferi gerçek anlamıyla kutlamak ve halkımıza hatırlatmak biz devrimcilerin en büyük görevlerinden biridir.
Altı çizilmelidir ki dünya tarihinde Rus ve Türk devrimleriyle sonuçlanacak süreç, Çanakkale Savaşı ile başlamış ve bu savaş tarihe, mazlum milletlerin, “Emperyalizm karşısında kazandığı ilk zafer” olarak geçmiştir.
Kocaseyit namı, Seyit Ali Çabuk tam adı .Çanakkale’de 276 kiloluk top mermisini tek başına sırtlayıp İngiliz zırhlısını vuran kahraman.1889’da Balıkesir’in Havran ilçesine bağlı bir orman köyü olan Manastır köyünde doğan Seyit Ali, Yörük çocuğudur. Mavi gözlü ve ufak tefektir. Gariban Anadolu köylüsü. Keçi güder arada kaçak odun kömürü yapar satar.1909’da askere gider.
İlk denemesinde Ocean gemisini vurmayı başaramaz, ikinci kez tekrar bunu dener ve başarır, ancak yine vurmayı başaramaz İngiliz zırhlısını. ve son denemesinde Niğdeli Ali’nin de yardımıyla top mermisini bataryaya yerleştirir. Ve Ocean gemisini dümen sisteminden vurmayı başarır. Bu başarısından ötürü onbaşı rütbesine yükseltilmiş bir de ödül olarak çift tayın verilmiş.O da bir hafta sonra kursağından geçmeyince istememiş.
Çanakkale’den Havran’daki köyüne kadar 145 kilometreyi 13 günde yayan yürür.Köyünde onu herkes öldü bilmektedir. Kocaseyit, harpten döndükten sonra burada köyünde kimseye savaş ile ilgili bir şey anlatmaz. 9 yılda yaşadıklarını kendine saklar.
1929’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bir açılış için Havran’a gelir. Açılıştan sonra Havran Nahiye Müdürü’ne der ki, “Burada bir Seyit Onbaşı olacaktı onu görmem lazım. Atatürk’ün yanına çıktığında, biraz sohbetten sonra Paşa ‘ne istersen, iste sen büyük kahramanlık yaptın’ der.
Maaş bağlatılmasını teklif eder.Seyit Ali, “Hayır paşam” demiş, “biz görevimizi yaptık maaş için değil” der.Tek bir isteği olur Atatürk’ten, “Ben dağda kaçak odunla kömür imal ediyorum. Havran ve Edremit’te gece kaçak satıyorum. Senin emrinle o dağdaki ormancılar baltamı almasa. Rahat çalışsam, maaş da istemem. Atatürk, nahiye müdürüne talimat verir, Seyit’e dokunulmasın diye.
Kocaseyit’in öyküsü, bir yerde Türkiye’nin tüm kahramanlarının öyküsüdür. On’lar sadece Vatan sevgisi ile 9 yıl yapacaklardı askerliklerini, biliyorlardı, düşman postalının kadınlarına , kızlarına ve çocuklarına yapacakları eziyetleri, Ve biliyorlardı yaşadıkları Millet olma bilincinin kutsalı olduğunu,
O yüzden savunuyoruz ..Ne bir eksik ne bir fazla.. Yaşasın Çanakkale Zaferi’miz! Emperyalistler, İşbirlikçiler, Geldikleri G
ibi Gidecekler!