BİLİN İSTEDİM

Mustafa Dalarslan

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

sahipsiz değil topraklarımız

Toprak suskundu…
Uzun zamandır susuyordu.
Ağaçlar kesilirken suskundu.
Dereler kururken suskundu
Köyler boşalırken suskundu
Zeytin ağaçları kesilirken suskundu
Zaman geldi o suskunluk kırılmaya başladı.
Artık insanlar konuşuyor, konuşabiliyor.
Ve
bu kez konuşanlar sadece bir avuç insan değil…
Kadınlarımız,
Gençlerimiz,
Çocuklarımız,
Emeklilerimiz
Emekçilerimiz
Toprağa işlemiş, sürmüş, ömrünü oraya gömmüş insanlarımız…
Ve hepsi aynı şeyi söylüyor:
*“YETER ARTIK!”*

. Yeter artık, bu ülkenin toprağını, suyunu, ağacını bir avuç insanın rantına çevirmeye çalışmayın.
. Yeter artık, köylüyü kendi toprağında yabancı gibi hissettirmeyin.
. Yeter artık, bir annenin, bir ninenin, bir çocuğun karşısına
zırhlı araçlarla çıkmayın.
Sizler tepeden bakanlar ne kadar güçlü görünürseniz görünün, bu topraklarda bir gerçek var:
*Halkın sabrı sınırsız değildir.*

REKLAM ALANI

Bakın…
Bu insanlar ideoloji peşinde değil.
Bu insanlar kavga peşinde değil.
Bu insanlar sadece şunu istiyor…
*“Bizi rahat bırakın.”*
Kendi toprağında yaşamak isteyen bir insandan daha masum bir talep olabilir mi?
Milas’taki Esra gibi
Her zorbalıklarınız her baskılarını sonucu bir şeyler oldu.
Sizler bastırdıkça, bizler birleştik.
Bir köy ayağa kalktı.
Sonra başka bir köy.
Sonra başka bir şehir…

Bergama’dan Akbelen’e, Kaz Dağları’ndan Anadolu’nun en ücra köşesine kadar aynı cümle yankılanıyor.
*“Bu topraklar bizim.”*

Ve şimdi…
. Bu bir çevre meselesi olmaktan çıktı.
. Bu bir hafıza meselesi.
. Bu bir onur meselesi.
. Bu bir gelecek
. Bu bir dire meselesine dönüştü.
Çocuklar bir gün soracak.
*“Baba, onlar ağaçları keserken sen neredeydin?”*
İşte insanın dili orada düğümlenir.

Şunu hep bir ağızdan haykıralım.
Bu ülke
ne şirketlerin malıdır,
ne ihalelerin,
ne de masa başında çizilen haritaların.
*Bu ülke, üstünde yaşayan insanların, altında yatan ataların ve henüz doğmamış çocukların ortak mirasıdır.*
O yüzden vicdanı olan herkese çağrımdır.
“Korkmayın”
belki korku bulaşıcıdır ama cesaret de öyledir.

Bir kişi konuşur,
on kişi duyar.
On kişi konuşur,
bin kişi ayağa kalkar.
Ve bir gün o ses öyle büyür ki…
*Hiçbir kelepçe,*
*hiçbir bariyer,*
*hiçbir üniforma onu susturamaz.*

Hepimizde o sesin içindeyiz artık.
Ve biz de hep bir ağızdan haykırıyoruz, haykıracağız.
*Yeter artık!*

*Bu ülkeyle,*
*bu halkla,*
*bu toprağın hafızasıyla uğraşmayın.*
Evet, bu topraklar sadece üzerinde yürüdüğünüz bir zemin değildir.*
Bu toprak, gerektiğinde ayağa kalkar.
Ve ayağa kalkan bir toprağın karşısında hiçbir güç uzun süre duramaz.*

Bilin istedim…

YAZARIN SON YAZILARI
BİLİN İSTEDİM - 29 Nisan 2026 09:39
ADALET (GEÇ) Mİ… - 23 Nisan 2026 16:35
Ülkemi çöküyor zihinler mi - 21 Nisan 2026 13:54
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ