Terazinin neresindesin

Mustafa Dalarslan

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Kasabanın meydanı kalabalıktı.
Bir adam yerdeydi ve başından kan sızıyordu.

Etrafındakiler bağırıyordu…
-Bu bizden değil
-Dersini verelim

Yerdeki adamın suçu neydi, kimse tam bilmiyordu.
Ama hangi taraftan olmadığı orada bulunanların umurundaydı.

REKLAM ALANI

Kalabalığın içinden biri çıktı.
Genç bir adam,
sesi titriyordu ama gözleri kararlıydı.
-Durun!
yaptığınız şey yanlış.

Bir an sessizlik oldu. Sonra fısıltılar yükselmeye başladı.
-Sen kimin tarafındasın
-Yoksa sen de mi onlardansın

Genç adam yutkundu.
Bir adım geri atabilirdi. Kalabalığa karışıp susabilirdi.

Ama yapmadı, yapamadı
-Ben doğrunun yanındayım dedi.

İşte o an…
kalabalık onunda üzerine yürüdü.
Bu sefer yerde iki kişi vardı.
Tekmeler, yumruklar bu kez daha sertti,
çünkü ihanet eden içlerinden biriydi.

Arbede kısa sürdü.
Kalabalık dağıldığında, biri hala nefes alıyordu genç olanı alamıyordu.
Ve
kimse konuşmuyordu.

Kalabalığın biraz ötesinde, yaşlı bir esnaf vardı.
Her şeyi görmüştü.

Yavaşça cebinden küçük terazisini çıkardı ve kalabalığa gösterek yüksek sesle.
-Bugün bir vahşet yaşandı aramızdaki genç bir insanı katlettiniz ama herkes yinede kendilerinin haklı olduğunu sanıyor

Sonra teraziyi katladı kolunun altına koydu.
*Vicdan sustuğunda, en ağır gelen şey ölüm değil, sessizliktir*

İşte o anda…
“Kimlikler büyürken insanlık küçülmüştü.”

O gün kasabada olay hakkında kimse konuşmuyordu ama onların bu suskunluğu her şeyin bittiği anlamına gelmezdi.

Ertesi sabah, meydadaki taşlar yıkandı.
Kan izleri silindi, sanki hiçbir şey olmamış gibi yaşam devam etti…

Ama bazı şeyler suyla temizlenmez.
Genç adamın cenazesi sessizce kaldırıldı. Cenazede ne kalabalık vardı, ne bir slogan, ne de,
bizden biriydi diye sahiplenen biri.

Gözü yaşlı anne tabutun başında haykırdı.
-Ben oğlumu doğruluktan ayrılmayan biri olarak büyüttüm ama sizler hepiniz yanlış yaptınız.

Kimse başını kaldıramadı.

Günler geçti.
Kasaba yine eskisi gibi görünüyordu.
Ama bir şey değişmişti.
O kalabalığın içindeki adamlardan birinin gözlerine o günden sonra uyku girmiyordu.
Gözünü kapattığında hep aynı sahneyi görüyordu ve genç adamın o sözü
-Ben doğrunun yanındayım.

Bir gece dayanamadı.
Yatağından kalktı, sokağa çıktı.
Ay ışığı kentin meydanını solgun bir vicdan gibi aydınlatıyordu.
Ve orada, yaşlı esnaf yine aynı yerdeydi.
Sanki hiç evine gitmemiş gibi.

Adam yaklaştı.
Sesi çatlaktı.
-O gün ben de oradaydım…
-O delikanlıya ben de vurdum… dedi.
Herkes vurdu, ben de vurdum…

Yaşlı esnaf başını kaldırmadı.
Sadece teraziyi çıkardı.
-Peki… dedi,
“Şimdi neredesin”

Adam sustu.

“Onların safında mısın, yoksa kendinin karşısında mı?”

Adam dizlerinin üzerine çöktü.
Gözyaşları yanağından süzülüyordu.
“Ben, ben artık kimim bilmiyorum…”

Yaşlı esnaf teraziyi yere koydu.
Bir kefeye adamın sözlerini, diğer kefeye gecenin sessizliğini koydu.
Hiçbir şey tartmadı, çünkü bazı şeyler, teraziye bile sığmazdı.

Yaşlı esnaf ağır ağır fısıltılı bir sesle.
“Evlat vicdan, sustuğunda ölmez ama her susturduğunda biraz daha derine gömülürsün.”
Sonra ekledi:
“Ve bir gün sen onu ararsın ama o seni bulmak istemez.”

Adam o gece değişti mi?
Hayır.
Ertesi gün yine o kalabalığa karışmıştı.
Yine susmuştu.
Yine bizden biri diyordu.
Ama artık bir fark vardı.
İçinde biri yaşıyordu.
Ve o vicdanı hiç susmuyordu.

Yıllar sonra kasabada bir çocuk doğdu, büyüdü.
O çocuğa hep şu hikaye anlatıldı;
“Bir zamanlar burada bir adam vardı doğruyu söylediği için öldürüldü.”

Çocuk bir gün sordu…
“Peki onu kim öldürdü?”

Yanıt kısa oldu.
“Kimse…”
Çocuk başını salladı.
“Demek ki hepiniz.”

Ve işte bu öykü burada kapanmadı ve sizin ve bizim içinizde devam edecek.
Şimdi kendinize sorun;
“Ben o kalabalığın neresindeyim”

Ben terazinin hangi kefesindeyim…

YAZARIN SON YAZILARI
Terazinin neresindesin - 20 Mayıs 2026 10:22
Vicdan neden susar - 19 Mayıs 2026 11:55
Bir ömür kendini erteleyen yürek - 10 Mayıs 2026 13:09
Adam Sessizce kayboldu - 8 Mayıs 2026 17:25
BİLİN İSTEDİM - 29 Nisan 2026 09:39
ADALET (GEÇ) Mİ… - 23 Nisan 2026 16:35
Ülkemi çöküyor zihinler mi - 21 Nisan 2026 13:54
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ