EBEVEYN TUTUMLARI ÇOCUĞUN GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİRİYOR

EBEVEYN TUTUMLARI ÇOCUĞUN GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİRİYOR
  • SAĞLIK
  • 13 Haziran 2026 00:11
  • 2
  • A+
    A-
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Öğr. Gör. Nebahat Şen: “Sevgi kadar sınır da çocuk gelişimi için gereklidir”

İstanbul Rumeli Üniversitesi Çocuk Gelişimi Programı Öğr. Gör. Nebahat Şen, çocukların kişilik gelişimi ve duygusal dayanıklılığının büyük ölçüde aile içindeki ilişki biçimiyle şekillendiğini belirterek, ebeveyn tutumlarının çocukların özgüveninden sosyal becerilerine kadar birçok gelişim alanını doğrudan etkilediğini söyledi.

“Çocuğun gelişiminin temeli aile içinde atılır”
Çocukların kişilik yapısı, duygusal dünyası ve sosyal becerilerinin aile içinde kurulan ilişkilerle biçimlendiğini vurgulayan İstanbul Rumeli Üniversitesi Çocuk Gelişimi Programı Öğr. Gör. Nebahat Şen, ebeveyn yaklaşımının çocuğun uzun vadeli gelişim sürecinde belirleyici olduğunu ifade etti. Şen, “Ebeveynlerin çocuklarına yaklaşım biçimi; özgüven gelişimi, sorumluluk alma, problem çözme becerileri ve duygularla başa çıkma yolları üzerinde doğrudan etkilidir. Bu nedenle ebeveynlik tutumlarını yalnızca günlük davranışlar olarak değil, çocuğun geleceğini şekillendiren bir süreç olarak değerlendirmek gerekir” dedi.

REKLAM ALANI

“Demokratik tutum çocukları güçlendirir”
Ebeveyn yaklaşımlarının genel olarak demokratik, otoriter ve aşırı koruyucu tutumlar çerçevesinde ele alındığını belirten Şen, sevgi ile sınırların dengeli biçimde sunulduğu demokratik tutumun çocuk gelişimini desteklediğini söyledi. Şen, “Demokratik tutumda çocuk kendini değerli hissederken aynı zamanda sınırlarla yaşamayı öğrenir. Çocuğun görüşlerine değer verilmesi ve karar süreçlerine dahil edilmesi, sorumluluk duygusunun gelişmesine katkı sağlar. Bu ortamda büyüyen çocuklarda genellikle daha yüksek özgüven, sağlıklı sosyal ilişkiler ve güçlü problem çözme becerileri görülür” ifadelerini kullandı.

“Otoriter yaklaşım duygusal baskı oluşturabilir”
Otoriter ebeveynlikte kuralların katı olduğunu ve itaatin ön planda tutulduğunu belirten Şen, bu yaklaşımın çocukların duygusal gelişimini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Şen, “Çocuğun bireysel ihtiyaçlarının geri planda kaldığı ortamlarda hata yapma korkusu, kendini ifade etmekte güçlük ve yoğun onay ihtiyacı ortaya çıkabilir. Disiplin sağlanıyor gibi görünse de içsel denetim çoğu zaman gelişmez” dedi.

“Aşırı koruma bağımsızlığı geciktirir”
Aşırı koruyucu tutumun kısa vadede güvenli bir ortam sunduğunu ancak uzun vadede çocukların bağımsızlık kazanmasını zorlaştırdığını ifade eden Şen, “Çocuk adına sürekli karar verilmesi ve sorunların ebeveyn tarafından çözülmesi, çocuğun kendi başına deneyim kazanmasını engeller. Bu durum kaygıyı artırabilir ve çocukların yeni deneyimlerden kaçınmasına neden olabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Sağlıklı ebeveynlik için öneriler
Ebeveynlere yönelik önerilerde de bulunan Şen, çocukların duygularının dikkate alınması gerektiğini ancak sınırsız özgürlük sunulmaması gerektiğini vurguladı. Kuralların net ve tutarlı olması, yaşa uygun sorumluluk verilmesi, hataların öğrenme fırsatı olarak görülmesi ve açık iletişim ortamı oluşturulmasının çocuk gelişimini desteklediğini belirtti.

Öğr. Gör. Nebahat Şen, ebeveynliğin amacının çocukları tüm zorluklardan korumak değil, yaşamla baş edebilecek beceriler kazandırmak olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Çocukların sağlıklı gelişimi için hem güvende hissetmeleri hem de kendi deneyimlerini yaşayarak öğrenmeleri gerekir”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ