Ülkemi çöküyor zihinler mi
Şanlıurfa’da, Kahramanmaraş’ta yaşananlar…
Bir kavga değil.
Bir anlık öfke hiç değil.
Bunlar, yıllardır sessizce büyüyen bir çürümüşlüğün sokakta görünür halidir.
Bu ülke bir gecede değişmedi.
Ama yirmi dört yıl, bir neslin baştan sona yeniden yazılması demektir.
Bugün sokağa çıkan gençlerin çoğu, başka bir düzeni hiç görmeden büyüdü.
Ve o gençler şimdi ekranların, algoritmaların, denetimsiz içeriklerin içinde yavaş yavaş kendi gerçekliğini kaybetti.
Ekrandan sokağa taşan karanlık…
Filmler…
Video oyunları…
Sosyal medya…
Bunlar sadece araçtı. Ama kontrolsüz bırakıldığında,
bir neslin zihnini şekillendiren gizli öğretmenlere dönüştü.
*Orada şiddet hızlı.*
*Orada sonuç anlık.*
*Orada vicdan yok.*
Gerçek hayatta ise bir anlık taşkınlık ve şiddet bir ömürlük karanlığı doğurdu.
Eğitim kırıldıysa, toplum dağılır…
Bir ülkeyi dönüştürmek istiyorsan, önce eğitimini değiştirirsin.
Sorgulamayan,
itaat eden,
ezberleyen bireyler yetiştiğinde…
Artık sokakta görülen her şey, bir tesadüf değil, planlı bir sonucun yansımasıdır.
Bugün gençlerin öfkesinde,
yönsüzlüğünde, boşluğunda…
Sadece bireysel hatalar yok.
Yetiştirilmiş bir eksiklik var.
Üretmeyen toplumlar, tükettiğiyle yok olur…
*Toprak var ama üretim yoksa…*
*Genç var ama hedef yoksa…*
*Emek var ama değer yoksa…*
*Orada çöküş kaçınılmazdır.*
Çünkü üretmeyen toplum, sadece mal tüketmez geleceğinide tüketir.
*Kurallar var ama uygulanmıyorsa…*
*Yanlış yapan ceza almıyorsa…*
*Liyakat yerini sadakate bırakmışsa…*
Artık çürüme başlamıştır.
Ve çürüme en tehlikeli halini, normalleştiğinde alır.
Bugün şiddete şaşırmıyorsak işte asıl felaket budur diyebiliriz.
Bu bir kader değil.
Ama böyle devam ederse, kader olur.
Çıkış yolu belli…
*Eğitimden başlayacaksın.*
*Üretimi ayağa kaldıracaksın.*
*Denetimi gerçek yapacaksın.*
Ve en önemlisi…
*Zihinler özgürleştirilmeli. Çünkü bir millet önce zihninde yenilir.*