İDEOLOJİK KARAKTER…

Kürşat Cücük

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

 

Gündelik dilde “Hele şunun bir adını koyalım” cümlesi yaygın kullanılır. Bir şeyin fiyatını belirlemek yanı sıra konuya açıklık getirmek anlamına da gelir. Elbette hedef kitlenin nabzını elde tutmaya çalışan ve yönlendiren böyle siyasi mühendislik vardır. Toplum mühendisi denilemez ama toplum müteahhidi olduklarından şüphe yok. En iyi bildikleri iştir. Günümüz iletişim tekniklerinden de yararlanırlar. Ama asıl dürtüleri içgüdüleridir.

Tabiki örgüt yada bir oluşum üzerine, adını koymadan sırtlanılan bir amaç yoksa, adı on’da saklı gizemliliği ile yol alır gider. Bu nedenle ideoloji ve politikasız bir toplum tasavvur etmek ya da ideoloji ve politikanın gereksizleştiğini iddia etmek, balonu gibi kısa sürede sönmekten başka bir sonuç yaratmayacaktır.

REKLAM ALANI

Düşünen, sorgulayan, merak eden ve anlamaya çalışan varlık olarak insan, kendisi ve yaşamla kurduğu ilişki temelinde, varolma durumunun niteliğine, anlam vermeye çalışmıştır. Anlam verme, insanın yaşamdaki yerinin ve amacının ne olduğunu belirleme çabasıdır. İnsan yaptıklarını, düşündüklerini ve duygularını anlamlandırmak ister.

İdeolojiler insan hayatının belli bir kalıba göre düzenlendiği öz ve dış bilgi kaynakları niteliğindeki din, felsefe, bilim, sanat gibi sembol sistemlerden biridir. Anlam arayışının bireysellik ve toplumsallık arasında nerede durduğu önemlidir.Bireycilik düzen kimliği üzerinden algılaştırmak daha doğru olur bence..Toplumsal  bir anlayışın örgülenildiği birey, karakterize bir  tek odaklanmak yerine  , paylaşım ve tümsel çıkarları birlikte çözüm olarak kılar.

Sosyal hayatın temelinde, birlikte yaşam bilinci vardır. Bu nedenle toplumda farklılık kadar bütünlük ve birlik de önemlidir.

Politik eğitimler; insan doğasının ortaklaşa bir hedef ve amaç üzerinde ki etkileri çok değerlidir. Poltik başarı bu zeminde güçlenir ve ortak dilin kurulmasında , ikna edici bir yayılsama sağlar.

Böylece ideolojik bir varlık olarak, insan sahip olduğu ideolojik perspektiften, anlamlılık kazanan eylemlerinden oluşan yaşamında, mutluluğu ya da mutsuzluğu yaşar. Kapitalizmin tüm dünyayı bir pazar olarak üretim ve tüketim ilişkileri üzerinden okuyan ve her türlü değeri bir alım satım üzerinden, sadece kar hırsıyla yine vahşi bir rekabeti esas alarak, tüm kaynakları sermayenin hizmetine sokar.Bu insanların var oluştan edindikleri, bireyciliğinin, özü itibariyle satın alınma karakterini belirliyeci, olması tasadüf değildir.Hırsı kendi ile hamaset bir anlam kazandırıp, sadece bir basamak görevi görerek tek olma kazancının yansımasıdır karşılaşılan..

Bu bakımdan ideolojiler bireyler arasında, harç görevi görür. Yaşamımıza veya olması gereken yaşama dair, nasıl yaşamak istediğimizi ya da kurmak istediğimiz yaşamı inşa etmek için kendimizde yarattığımız arayışçılığımızda eylemlerimizi haklı gösterir.

İnsanlar sahip olduğu ideolojik gerçekliğin, doğasını tanıyarak, yaklaşım ve duyarlılık oluştururlar. Bizi biz yapan, ideolojilerdir. Kişiliğimizi yapılandırır. Yaşam ile ilişki kurma ve orada hareket etme biçimimizi belirler. Bireyin kendisi ve toplum hakikatiyle buluşma mücadelesinde farkındalık bilinciyle ne yaptığımızın farkındalığıdır.

Algılarımızı algılatan, hareket ettiğimiz gibi hareket etmemizi sağlayan odur. İdeoloji insanın kendisi ve yaşamıyla kurduğu ilişkide anlam temelinde yarattığı bilinç ile kendi anlam gerçeğinde yaşamının sahibi  ve itirazı olabilmesini sağlar.

Buna göre ideoloji değerlerin, kültürün, birey ve toplum davranışlarının, algılama tarzlarının önemli yönlendirici parametreleridir.

İşte burda  ideolojisi tam oturmayan  bir siyasi tanımlama, kitlelerin sadece gündelik hayat ve olaylara bir saman alevi gibi yanıp sönmesi dışında bir çare üretmez.

İktidar güç kaybediyor ve fakat muhalefet güç kazanmıyor. İktidarın tek imkanı hakikaten muhalefetin güçsüzlüğündedir. Muhalefet güçsüz kaldıkça, iktidarı alma imkânından yoksun kaldıkça, uzak durdukça, Saray iktidarı için pek bir sorun yoktur. Muhalafet için ardışık bir aynılarını yapmak, aynılarını görmekten bıkan bir kitle olmasını sağlar.

İdeolojik eksen kayması SOL parti yada yapılarda ki , görülen en tahlikeli  oluşumdur. Bu özellikle yoksuluğu bilerek yönemtme sanatı gibi kurgulayan o acımasız teotatik iktidarlara dair üretilmeden yöneten sol içindir. Bu durumda umut etmekle yetinmek yerine, akılcı belirsizlik değerlendirmesinde rasyonel beklentiler gerekir ve elbette akılcı çabalar ve kararlılık ..

İdeolojik alt yapı, yüzyıllardır bu cenahta ortaya konmuş ve sadece uygulanışının farklılıkları gözlemlenmiştir. Bu durum kim için ? kime dair? Ve kimlerle bunu sağlama  hatlarının çizilmesidir. Çünkü Saraylı iktidarın varlık nedeni kendisi değildir. O da başlı başına bir konjonktür ürünüdür

Siyahın ve beyazın belirginliğine inat, mensubiyet noktasında ‘griliğin’ belki de en çok arttığı bir zaman dilimindeyiz artık.. Söz gelimi, eskilerin bazı ateşli devrimcileri, günümüzün ‘saygın’ birer işadamı olabilmişler hiç de yadırganmaksızın… Hele sık sık patron destekçisi köşe yazarı gibi bir kapmaca yerini almıştır. Sorun ne olduklarından öte , zaten olacakları o dur sözünün bir başka temeli olmamasıdır.İdeolojik tasdiklenmez, onu yaşamak değerlidir, bunun bir altı oyulacaksa, sınıf kimliğini bilmeden yola çıkmayacaksın be kardeşim..

Alırlar seni boyarlar ve vitrine seni çıkarırlar , yine zulmün işiği senin yüzüne çalar, ve sen taşırsın bunca bedeli.. O yüzden ideolojik taraf olmanın , bunun içinde yaşıyorsan sınıfını bileceksin kardeşim..

Ve sen bil dost, ideoloji insanın yoldaşı ve onunla yaşam veren karakteridir…

 

YAZARIN SON YAZILARI
İDEOLOJİK KARAKTER… - 6 Nisan 2026 00:56
AŞK DEVRİMCİDİR… - 24 Mart 2026 00:17
‘EPSTEİN UÇAK GEMİSİ’ - 12 Mart 2026 02:56
ULUS DEVLETE ,MONARŞİ KILIFI..! - 22 Şubat 2026 14:50
N’DE GALMIŞTIK ABBAS..! - 15 Şubat 2026 21:04
MİGROS VE ŞEYTAN ÜÇGENİ..! - 8 Şubat 2026 23:09
TEFECİ BEZİRGAN VURGUN…! - 25 Ocak 2026 19:07
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ