ULUS DEVLETE ,MONARŞİ KILIFI..!

Kürşat Cücük

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Ülkemiz ,1990 Neo liberal politik hamleler üzerinden yapılan, özelleştirme adıyla, halkın vergileriyle kamu mallarının çok uluslu ve yerli işbirlikçilerine peşkeş çekilmesini göz çıplaklığıyla seyretmesi ,ne yazıkki devam ediyor.

Ülkemizde Cargill ve Ferrora gibi ÇUŞ’lar tarımda ve paketleme sektörlerinde tek söz sahibi olması , üreticiyi manipüle edecek kadar arzı baskılama girişimleri ,tek adam rejiminin olası sessizliğiyle ardışık bir politik hedef..Fındık üreticilerinin içine düştüğü durum da bunu gösteriyor. Rekolte bu sene düştü. Fındık çok az. Normalde fiyatların yükselmesi lazım. Ama eşyanın tabiatına aykırı olarak fiyatlar yükseleceği yerde daha fazla düşüyor. Şimdi bunu kim yapıyor? Bunu Ferrero ve Türkiye’deki iş birlikçileri yapıyor.

Bu başlangıç kısmından ,bu zaman kadar geçen sürenin hem ülkemiz , hemde dış faktörlerin bir uğultu ile halkı uyutmakdan başka bir şey değil,İstenilen ülkenin yukardaki birkaç örnekle sunduğum ekonomik eğemenliği ve Ortadoğu ile ilişkili sürecin bir Ulus devlet kimliğini yok etme projelerinden başkası değildir. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi T. Barrack bu kez de “1919’dan beri ulus-devletler tarafından engellenmiş durumdayız” sözleriyle İpek ve Baharat Yolu aracılığıyla Doğu Batı arasındaki kaynaşmanın ulus devletler nedeniyle kesintiye uğradığı sözleriyle gündemde.

REKLAM ALANI

Gelinen aşamada ise ABD ve İsrail eliyle sürdürülen yeni düzen arayışı içinde, Türkiye yeniden konumlandırılıyor. Bu da kendisini bir kez daha ümmetçilik merkezli etnik ve mezhepsel temeller üzerine yükselecek bir rejim olarak gündeme taşınıyor.

Daha önce de 2013 Açılım dönemlerinde yeni-Osmanlıcılık üzerinden benzer görüşler gündeme getirilmiştir. Bu tam da ABD’nin eski ulus devletlerin ortadan kaldırılmasına yönelik girişimleriyle uyumlu şekilde, sınırları kaldırılmış ve ayrıca yeni inşa modelleriyle, özerk modeller üzerinde yeni taslaklar oluşturulmak istenmekde.

Bugün de benzer bir durumdan söz etmek mümkün. T. Barrack, Osmanlı Milletler sisteminin Türkiye için en uygun sistem olduğunu ifade ederken de farklı kimlikler üzerinden oluşacak bir yeni rejim tanımını gündeme getiriyordu.

Monarşi’lere yönelik sözler tam da böyle bir sistemin tamamlayıcısı olarak düşünülebilir Suriye’den Türkiye ve Körfez Monarşi’lerine kadar her alanda, bu tür yönetimlerin daha kolay idare edileceği düşünülüyor. O yüzden de Türkiye’nin yapısının bu yönde dönüşümü ABD’nin yeni siyaseti olarak dayatılıyor.

Yeni bir ABD –İRAN savaşı kurgusu bu düzlemde sadece bir rejim değişikliği olarak algılanması yanlış. İsrail olgusu yeni Ortadoğu planı içinde parçalanmış ve emperyalizmin ısmarlamacı yeni devletler düzeneğini olgunlaştırma isteği, Silah sanayisinin pervasız holigonların tek isteği, çünkü silah satmadan yaşayamıyacaklarını bilmekteler.. Irak da yaptıklarını diz çöktürmek için İran içinde yapacakları aşikar.Peki bu yalanların asıl nedeni nedir? Irak da ve Venezüla da olduğu gibi İran petrolleri ve doğalgazını kendisini seçtiren çok uluslu ABD şirketlerine ellerine gül verir gibi hediye etmektir.

Amerikan işgalinin Irak ve Ortadoğu siyasetine etkisi yalnızca cihatçı örgütlere alan açması olmadı. Irak işgali sonrası ABD’nin “özgürleştirme” ve “demokrasi” hamlesi, ülkenin tüm siyasal yapısının ancak etnik ve mezhepsel temelde temsil edilebildiği bir modeli yarattı. Tüm yasama ve yürütme aygıtlarının Sünni, Şii ve Kürt temsili üzerinden bölündüğü bu yapı, bahsedilen kimlikler arasındaki hiyerarşiyi kristalize etti .Bu bu coğrafyada kiş tüm bu yapıların kırılma noktası ve bir birlerine barışık olmama yüzünü oluşturdu.

Afganistan örneği bu modelin en açık kısmıdır.Özgürlük getireceği bir ülke CİA ve savaşçı cihatçılarla her hangi bir ülkede rejim değiştirmek için lejyoner olan bir arka ülke yarattı. Taliban ve El-Kaide’nin Afganistan’da önemli siyasi aktörler haline gelmesi, doğrudan ABD’nin ülkede mezhep temelli, antikomünist örgütler eliyle iç savaş çıkarma stratejisinin sonucuydu.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Ortadoğu’ya yönelik değerlendirmesinde ‘hayırsever bir monarşi’ arzusunu dile getirdi. İşleyen model budur” dedi.

Bir taraftan terörsüz Türkiye alt başlığında bir çözüm süreci olarak ilerleyen toplantıların , yeni dizayn için ilintili olmaması beni haksız kılmaz.  Meclis’teki çözüm komisyonu, üç vekil dışında oy birliğiyle hazırladıkları taslağı onayladı. Öcalan’ın “demokratik entegrasyon” koşulu olarak öne sürdüğü ve komisyon raporunun da işaret ettiği doğrultuyu, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nı kısaca masaya yatıracağım. Avrupa Birliği, Dünya Bankası, IMF, Dünya Ticaret Örgütü ve ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı… Hepsinin bu konuda aynı safta olduğunu söyleyerek söze başlayalım.

Emperyalist düzenin en sağlam dayanakları olarak görebileceğimiz bu kuruluşların tamamı “yerel yönetimlerde özerklik” denilen sürecin doğrudan destekçisi ve hatta fikir babası.

Büyük şevkle verilen bu desteğin dayandığı iki temel zemin var. Bu ülkelerde “yerel yönetimleri” demokrasiyi güçledirme kılıfı adı altında sürekli parlak etiketlerle masaya süren emperyalistler, öncelikle halka devlet eliyle sunulan kamusal hizmetleri tasfiye etmiş, tam da bu noktada “yerellik” masalını öne çıkarmışlardı.

Yerel yönetimlerin merkezi destek olmayınca birçok hizmeti yerine getirememesi özelleştirmeleri otomatik olarak gündeme getirmiş, bu da “çağın gereği” ve “hizmetlerin daha kaliteli sunulması” kılıfına sarılmıştı.İşte sunulan raporlar, Ulus devlet kimliğinin, sınıf birliğinin, bölgesel eşitliklerin,Sermaye ve Çok uluslu şirketlerin iştahını kabartacak yeni fonlar la daha yoksul Türk ve Kürt emekçileri olacak..,

Monarşi kılıfı; yüzümüze ak pak bir hile olarak çıkacak..

 

YAZARIN SON YAZILARI
ULUS DEVLETE ,MONARŞİ KILIFI..! - 22 Şubat 2026 14:50
N’DE GALMIŞTIK ABBAS..! - 15 Şubat 2026 21:04
MİGROS VE ŞEYTAN ÜÇGENİ..! - 8 Şubat 2026 23:09
TEFECİ BEZİRGAN VURGUN…! - 25 Ocak 2026 19:07
TEKNO FEODAL MAFYA ABD…! - 4 Ocak 2026 14:33
İNSAN HALKINA BORÇLUDUR… - 29 Aralık 2025 17:25
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ