Zafer Partisi’nden “Milli Güvenlik Kurulu” Açıklaması: “Önleyici Darbe Hakkımız Saklıdır”

Zafer Partisi’nden “Milli Güvenlik Kurulu” Açıklaması: “Önleyici Darbe Hakkımız Saklıdır”
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Beyazıt Karataş, Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ başkanlığında gerçekleştirilen “Milli Güvenlik Kurulu” toplantısının sonuç bildirisini kamuoyuyla paylaştı.

İki oturum halinde yapılan toplantıda, Türkiye’nin güvenlik ve istikrarına yönelik iç ve dış gelişmelerin kapsamlı şekilde ele alındığı bildirildi.

Suriye’deki Gelişmeler Masada
Toplantının ilk oturumunda Suriye’deki son durum değerlendirildi. 30 Ocak 2026 tarihli “sözde Mutabakat Belgesi” kapsamında ortaya çıkan gelişmelerin ele alındığı belirtilen açıklamada, SDG/PKK’nın Rakka ve Deyrizor’dan çekilmesi karşılığında Suriye’nin kuzeydoğusunda özerk yapısını güçlendirme ve Şam merkezli yönetime entegre olma fırsatı elde ettiği öne sürüldü.

REKLAM ALANI

Açıklamada, SDG/PKK unsurlarının Haseke Valiliği, Savunma Bakan Yardımcılığı ve çeşitli askeri-sivil kademelerde görev alacağı; örgütün Haseke, Kamışlı ve Ayn el-Arab’da dört tugaydan oluşan bir “PKK Tümeni” şeklinde yeniden yapılandırılacağı iddia edildi. Bu durumun, örgütün bireysel değil birlik bazında Şam yönetimine entegre edilmesi anlamına geldiği savunuldu.

Zafer Partisi, bu yapının Suriye’de merkezi otoriteyi zayıflatacağı, ülkenin etnisite ve mezhep temelli ademi merkeziyetçi bir modele evrilebileceği ve “Lübnanlaşma” riski taşıdığı değerlendirmesinde bulundu. Açıklamada ayrıca Batı Türkmeneli Türkleri ile Tartus-Lazkiye bölgesindeki Nusayrilerin dışlanabileceği ve iç çatışma riskinin artabileceği öne sürüldü.

Parti, Türkiye’nin Suriye kaynaklı tehditlere karşı Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi çerçevesinde “önleyici darbe” hakkının saklı olduğunu belirterek, askeri planlama ve diplomatik girişimlerin eşgüdümlü yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

ABD-İran Gerginliği ve Üsler Meselesi
ABD-İran hattındaki gerilime de değinilen açıklamada, taraflara diplomasi çağrısı yapıldı.

Olası bir çatışma durumunda Türkiye’nin “tam tarafsızlık” politikası izlemesi gerektiği belirtilerek, İncirlik 10. Ana Jet Üs Komutanlığı ile Kürecik Radar Üssü’nün ABD kullanımına kapatılması ve yalnızca milli amaçlarla kullanılması gerektiği savunuldu.

İran’daki nükleer tesislere yönelik olası bir saldırı ya da nükleer riskin Türkiye’ye etkilerinin dikkate alınması gerektiği kaydedilerek, askeri hazırlıkların ve savunma kapasitesinin artırılması çağrısında bulunuldu. Ayrıca olası yeni göç dalgalarına karşı tedbir alınması gerektiği ifade edildi.
Rusya-Ukrayna Savaşı ve Montrö Vurgusu
Rusya-Ukrayna savaşında kalıcı ateşkes için diplomatik çabaların sürdürülmesi gerektiğini belirten Zafer Partisi, Karadeniz güvenliği kapsamında İHA, İDA ve serseri mayınlara karşı kıyı güvenliğinin aksatılmadan sürdürülmesini istedi. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin tavizsiz uygulanması gerektiği vurgulandı.

Avrupa Güvenliği ve Baltık Bölgesi
Avrupa Birliği’nin “Security Action for Europe” programına Türkiye’nin koşulsuz ve eşit statüde davet edilmemesi halinde katkı sunulmaması gerektiği belirtildi. Türk Hava Kuvvetleri ve Deniz Kuvvetleri unsurlarının Rusya-Ukrayna çatışma bölgesine yakın alanlarda veya Baltık bölgesinde görevlendirilmesinden kaçınılması gerektiği ifade edildi.

Yunanistan ve Kıbrıs Başlıkları
Türk-Yunan ilişkileri ve Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde, uzun süredir devam eden istikşafi görüşmelerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği kaydedildi. Açıklamada, Yunanistan’ın adaların silahlandırılması, karasuları ve hava sahası genişletme girişimleri, kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) uyuşmazlıkları gibi başlıklarda Türkiye’nin daha aktif tutum alması gerektiği savunuldu.
Kıbrıs’ta GKRY’nin ABD, Fransa ve İsrail’e askeri üs izni vermesine karşı tedbir geliştirilmesi gerektiği belirtilirken, Doğu Akdeniz’de doğal gaz arama ve sondaj faaliyetlerine yeniden başlanması çağrısı yapıldı. KKTC’de askeri tehdidi dengeleyecek yeni bir savunma konsepti oluşturulması gerektiği ifade edildi.

Zafer Partisi ayrıca Kardak krizinin üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen Ege’deki ada, adacık ve kayalıkların statüsünün takipçisi olduklarını vurguladı.

“Terörsüz Türkiye Süreci” Eleştirisi
Açıklamada, “Terörsüz Türkiye Süreci” olarak adlandırılan sürece yönelik sert eleştiriler yer aldı. Abdullah Öcalan’a “umut hakkı” verilmesi, infaz düzenlemeleriyle örtülü af çıkarılması ve ilerleyen süreçte FETÖ mensuplarının da kapsama alınması ihtimalinin ülke güvenliği açısından risk oluşturduğu savunuldu.

Zafer Partisi, sürecin sona erdirilmesi, TBMM’de kurulan komisyonun dağıtılması ve terörle mücadelenin yurt içinde ve dışında kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
Eylem Planları Güncellendi
Toplantının ikinci oturumunda ise Zafer Partisi programında yer alan güvenlik politikalarının uygulama planlarının ele alındığı bildirildi. “Anadolu Kalesi” eylem planının yanı sıra TSK’nin yeniden yapılandırılmasını içeren “Çelik Miğfer”, PKK ile mücadeleye yönelik “Demir Güvercin”, FETÖ ile mücadeleye yönelik “Kılıçaslan Kalkan” ve Selefi cihatçı yapılarla mücadeleye ilişkin “Yesevi Zırhı” başlıklı projeler üzerinde çalışma yapıldığı açıklandı.

Emekli Askerler ve Güvenlik Personeli
Açıklamada şehit aileleri, gaziler ve emekli güvenlik personelinin sorunlarına da dikkat çekildi. Emekli binbaşılar, astsubaylar, uzman çavuşlar, sözleşmeli erbaş ve erler ile korucuların yaşadığı sorunların çözümünün öncelikli olduğu ifade edildi.

Türkiye Emekli Subaylar Derneği’nin kayyım yönetiminde olduğu hatırlatılarak, seçim yapılması çağrısında bulunuldu.

Zafer Partisi, iktidar sorumluluğu almaları halinde ulusal güvenlik ve caydırıcılığı yeniden tesis edeceklerini belirterek, “Cumhuriyetimizin tarihî mirasına sahip çıkacağız” mesajı verdi. Açıklama, “Zafer Partisi yapılacak ilk seçimde iktidarın güçlü bir bileşeni olacaktır” ifadeleriyle sona erdi.

ETİKETLER:
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ