Sanayide Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Yolculuğu

Sanayide Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Yolculuğu
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

İstanbul Sanayi Odası, Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda ve İstanbul Valiliği himayesinde düzenlenen etkinlikler kapsamında, sanayide döngüsel iş modellerinin benimsenmesine odaklanan kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi. Odakule’de yapılan organizasyonda katılımcılar döngüsel ekonomi, eko-tasarım ve dijital ürün pasaportları gibi konuların sanayi uygulamalarına etkilerini ele aldı.

Toplantının açılış konuşmalarını İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ve İstanbul Valisi Davut Gül yaptı. Etkinlikte çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla döngüsel ekonomiye geçişin sanayi için taşıdığı fırsatlar ve zorluklar tartışıldı; iyi uygulama örnekleri paylaşıldı ve kurumlar arası iş birliklerinin güçlendirilmesine vurgu yapıldı.

Sanayide Kaynak Verimliliği ve Rekabetçilik

Bahçıvan konuşmasında, Sıfır Atık yaklaşımının yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, aynı zamanda ekonomik rekabetçiliğin temel unsuru olduğunu belirtti. Üretim-tüketim alışkanlıklarının dönüşmesinin zorunlu hale geldiğini, döngüsel ekonominin kaynakların verimli kullanımını sağlayarak atığı değere dönüştürdüğünü ve üretim süreçlerinin sürdürülebilirliğini artırdığını vurguladı.

MOBİL REKLAM ALANI

Bahçıvan ayrıca küresel ölçekte geleneksel ‘al-kullan-at’ modelinin ciddi ekonomik kayıplara yol açtığını; döngüsel iş modellerinin bu kaybın büyük kısmını ekonomide tutarak rekabeti güçlendireceğini ifade etti. Su yönetiminin stratejik önemine değinerek, suyu merkeze alan politikaların sürdürülebilir büyümeyi desteklediğini ve uzun vadeli rekabet avantajı sağladığını aktardı.

Üniversite-Sanayi İş Birliği ve Yenilikçi Uygulamalar

Sanayinin dönüşümünde üniversite-sanayi iş birlikleri, Ar-Ge yatırımları ve eğitim programlarının kritik rol oynadığını söyleyen Bahçıvan, bilimsel bilginin üretime aktarılmasının önemini vurguladı. Ayrıca endüstriyel simbiyoz uygulamalarının artmasının, bir tesisin atığının başka bir tesisin hammaddesi olması suretiyle dönüşümü hızlandıracağını belirtti.

Bu dönüşümle firmaların operasyonel maliyetleri azalırken uluslararası pazarlardaki rekabet güçlerinin de artacağı; Türkiye sanayisinin üretim kapasitesi, mühendislik altyapısı ve girişimcilik ruhuyla bu süreçten avantaj sağlayabileceği ifade edildi.

COP31 ve Türkiye’nin Rolü

Bahçıvan, Türkiye’nin 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31’in ülkenin iklim politikalarını ve özel sektörün gücünü dünyaya göstermesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti. COP31’in eylem gündeminde yeşil sanayileşme ve sıfır atık yaklaşımlarının yer almasının Türkiye için bir fırsat olduğunu söyledi ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş’ın COP31 İklim Yüksek Düzeyli Şampiyonu olarak görevlendirilmesini anlamlı bulduğunu ekledi.

Bahçıvan ayrıca İstanbul Sıfır Atık Haftası ve Uluslararası Sıfır Atık Forumu gibi inisiyatiflerin COP31’e hazırlık sürecinde farkındalık ve uygulama modelleri oluşturduğunu vurguladı.

Uygulama Örnekleri ve Sergi

Toplantı programı içinde, Olgunlaşma Enstitüsü ile yürütülen “Sen Hayal Et” projesi kapsamında denizden çıkarılan ağlardan tasarlanmış 20 giysi ve aksesuarın yer aldığı serginin açılışı da gerçekleştirildi. Bu tür çalışmalar, sıfır atık yaklaşımının yaratıcı uygulamalarla toplumsal görünürlüğünü artırıyor ve geri kazanım ile tasarım arasındaki bağı güçlendiriyor.

Etkinlik sonunda İSO ile Sıfır Atık Vakfı arasında sanayide sıfır atık uygulamalarını yaygınlaştırmak, üretim süreçlerinde kaynak ve su verimliliğini artırmak ve sürdürülebilir üretimi teşvik etmek amacıyla bir iş birliği protokolü imzalandı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ