Karadeniz’de balıkçıların zorlu mesaisi: Balık bol, maliyet yüksek!
ENGUNCEL HABER (TARIK ŞEKER)35 liraya satılan balık, 60 liralık köpük kasa! Balıkçılar lojistik, mazot ve iş gücü maliyetleri nedeniyle zor günler geçiriyor.
Doğu Karadeniz’de balık avcılığı sektöründe yaşanan maliyet sorunları, balıkçıların emeğini ve kazancını tehdit ediyor. Denizde balığın bol olması fiyatları düşürürken artan mazot, nakliye ve ambalaj giderleri sektördeki ekonomik sıkıntıları daha da derinleştiriyor.
Kasa maliyeti lojistiği zorluyor
Balıkçılık sektöründe öne çıkan sorunlardan biri, köpük kasaların yüksek maliyeti. Fiyatı 60 liraya kadar çıkan kasalar, özellikle düşük fiyatla satılan balıklarda ciddi bir gider oluşturuyor. Boş kasaların geri dönüşünde yaşanan aksaklıklar ise nakliye zincirini olumsuz etkileyerek yükleme ve boşaltma süreçlerinde gecikmelere neden olabiliyor.
Balığın tazeliğinin korunması gereken sektörde yaşanan bu gecikmeler, üreticiden nakliyeciye kadar birçok kesimi etkiliyor.
Mazot giderleri kazancı eritiyor
Balık fiyatlarının bolluk nedeniyle kilogram başına 35 liraya kadar gerilemesi, balıkçıların gelirlerini düşürüyor. Mazot başta olmak üzere tekne işletme, bakım, nakliye ve diğer giderler eklendiğinde avcılığın ekonomik açıdan sürdürülebilirliği tartışma konusu oluyor.
Balıkçıların dile getirdiği sorunlar, denizden yüksek miktarda ürün çıkarmanın her zaman daha fazla kazanç anlamına gelmediğini ortaya koyuyor.
Tayfa bulmak zorlaşıyor
Ağır çalışma koşulları ve azalan kazanç, balıkçılık sektöründe insan gücü sorununu da beraberinde getiriyor. Gece gündüz, soğuk ve fırtınalı havalarda çalışan tayfaların emeklerinin karşılığını alamadıklarını düşünmeleri, sektörde iş gücü kaybına yol açabiliyor.
Balıkçılıkta yalnızca av miktarının değil, çalışanların gelir güvencesinin ve sosyal haklarının da önem taşıdığı vurgulanıyor.
Balıkçılardan arz-talep dengesine çözüm beklentisi
Balığın piyasaya aynı anda yüksek miktarda sunulması, fiyatların hızla düşmesine neden olabiliyor. Bu nedenle bazı balıkçılar, avcılığa kısa süreli ara verilmesi veya av miktarının planlanması gibi seçenekleri gündeme getiriyor.
Ancak bu tür uygulamaların etkili olabilmesi için ilgili mevzuata uygun, sektör genelinde koordineli ve sürdürülebilir bir planlama yapılması gerekiyor.
Çözüm için hangi adımlar atılabilir?
Balıkçılık sektörünün yaşadığı sorunlara yönelik şu öneriler öne çıkıyor:
Yakıt desteği: Ruhsatlı balıkçı teknelerinin mazot maliyetlerini azaltacak desteklerin değerlendirilmesi.
Kasa ve ambalaj desteği: Kooperatifler aracılığıyla uygun fiyatlı kasa temini ve geri dönüşümlü kasa sistemlerinin yaygınlaştırılması.
Soğuk hava depoları: Balık bolluğunda ürünün korunması ve pazara kontrollü sunulması için depolama altyapısının güçlendirilmesi.
Pazar planlaması: Arz-talep dengesinin gözetilmesi ve yasal çerçevede avcılık planlamasının geliştirilmesi.
Tayfa güvencesi: Çalışanların sosyal güvenlik, ücret ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi.
Gözler kooperatiflerde ve yetkililerde
Doğu Karadeniz’de balıkçılık sektörünün rahatlaması için bölgesel su ürünleri kooperatiflerinin ortak hareket etmesi önemli görülüyor. Ancak tekneler arasındaki rekabetin, ortak av planlaması ve piyasaya ürün sunma konusunda nasıl bir engel oluşturacağı merak ediliyor.
Balık bol, ancak maliyetler yüksek. Balıkçılar için asıl mesele, denizden çıkan ürünün emeği karşılayacak bir kazanca dönüşmesi.
Peki, Doğu Karadeniz’deki su ürünleri kooperatifleri ortak bir av planlamasıyla fiyat dengesini koruyabilir mi, yoksa tekneler arasındaki rekabet bu birlikteliğin önüne mi geçer?