Bir Sipariş Daha… Adalet

Özge DEMİR

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

 

Murat Can Pekeroğlu bir sayı değil.
Bir istatistik hiç değil.
O, akşam saatlerinde sipariş yetiştirmeye çalışan binlerce gençten yalnızca biriydi. Ta ki “son sipariş” denilen o acı cümleyle hayatımızdan koparılana kadar…

23 Kasım akşamı Denizli Pamukkale’de, Tokat Caddesi’nde Murat Can hayatını kaybetti. Trendyol Go kuryesiydi. Çalışıyordu. Üretiyordu. Hayata tutunuyordu. İddialara göre karşı şeritten gelen ve sinyal vermeden sola dönen bir araç, Murat Can’ı 12,5 metre sürükledi. Genç bir beden asfalt üzerinde can verdi.

REKLAM ALANI

Asıl soru şu:
Bir insan, göz göre göre ölüme sürüklenmişken, yardım edilmemesi neyin izahıdır?
Daha da ağır olanı: Bilirkişi raporunda %100 kusurlu olduğu belirtilen bir kişinin, mesleği gerekçe gösterilerek serbest bırakıldığı iddiasıdır.

Burada artık bir trafik kazasından değil, adalet meselesinden söz ediyoruz.

Eğer bir kişinin mesleği, bir başkasının hayatından daha değerliyse;
eğer “beyaz önlük” ya da herhangi bir unvan, hukukun önüne geçiyorsa;
eğer bir kurye, bir emekçi, bir genç kolayca toprağa verilip dosyalar kapatılıyorsa…

O zaman bu ülkede herkes için eşit adaletten söz edemeyiz.

Murat Can’ın ailesi adalet istiyor. İntikam değil. Linç değil.
Sadece hukukun herkese eşit uygulanmasını talep ediyorlar.

Bu ülkede kuryeler ölüyor.
Çocuklar ölüyor.
Gençler, bir yerlere yetişmeye çalışırken hayattan koparılıyor.

Ve biz her seferinde aynı soruyla baş başa kalıyoruz:
“Bu da mı yanına kâr kalacak?”

Hayır. Kalmasın.
Bir kişinin statüsü, bir canın üstünü örtmesin.
Bir üniforma, bir önlük, bir kartvizit adaletin terazisini bozmasın.

Murat Can için susmayacağız.
Çünkü bugün Murat Can, yarın başka bir isim…

Ve adalet, sustukça daha çok ölüyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ