Yunanistan Parlamentosu’nda Türkiye’ye Yönelik Provokatif Açıklamalar

Yunanistan Parlamentosu’nda Türkiye’ye Yönelik Provokatif Açıklamalar
  • GÜNCEL
  • 28 Mayıs 2026 00:27
  • 0
  • A+
    A-
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Yunanistan Parlamentosu’nda Türkiye’ye Yönelik Provokatif Açıklamalar Hakkında
Yunanistan Parlamentosu’nda Türkiye Cumhuriyeti’ni, “Mavi Vatan” anlayışını ve Türk milletinin egemenlik haklarını hedef alan küstah, sorumsuz ve provokatif açıklamaları şiddetle kınıyoruz.
Yunan Çözümü Partisi lideri Kyriakos Velopoulos’un parlamentoda yaptığı konuşmada Türkiye’ye yönelik kullandığı tehdit dili ve Türk gemilerini hedef alan ifadeleri, bölgede barış ve istikrarı zedeleyen son derece tehlikeli bir anlayışın ürünüdür. Özellikle enerji politikaları üzerinden yaptığı açıklamalarda, “Girit ve İyon Denizi’ndeki hidrokarbon aramaları konusunda yalan söylüyorsunuz. Yabancı aktörlerin asıl hedefi Türkiye ile ortak işletmedir ve Yunan Çözümü Partisi dışında kimse buna karşı çıkmıyor.” ifadelerini kullanması; Türkiye karşıtlığını körükleyen popülist ve çatışmacı siyasetin açık göstergesidir.
Türkiye Cumhuriyeti; Karadeniz’de, Ege Denizi’nde ve Akdeniz’de sahip olduğu tarihî, hukuki ve meşru haklarını koruma konusunda güçlü, kararlı ve muktedir bir devlettir. “Mavi Vatan”, milletimizin denizlerdeki egemenlik haklarının, enerji güvenliğinin, ekonomik bağımsızlığının ve stratejik geleceğinin milli ifadesidir.
Doğu Akdeniz ve Ege’de enerji kaynakları üzerinden yürütülen tartışmaların temelinde; bazı çevrelerin Türkiye’yi bölgesel denklem dışında bırakma çabası yatmaktadır. Ancak Türkiye, kendi kıta sahanlığına, deniz yetki alanlarına ve enerji haklarına yönelik hiçbir dayatmayı kabul etmeyecektir. Bölgedeki enerji kaynaklarının adil paylaşımı ancak karşılıklı saygı, uluslararası hukuk ve hakkaniyet temelinde mümkündür.
Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’deki hakları; tarihî gerçekler, uluslararası hukuk ve mevcut antlaşmalarla sabittir. Lozan Barış Antlaşması (1923) ve Paris Barış Antlaşması (1947) çerçevesinde gayri askeri statüde olması gereken adaların silahlandırılması ise açık bir uluslararası hukuk ihlalidir. Buna rağmen Yunanistan’ın yıllardır sürdürdüğü silahlandırma faaliyetleri ve Türkiye karşıtı saldırgan söylemleri, bölgede güven ortamını zedelemektedir.
Ayrıca Ege Denizi’nin kendine özgü coğrafi yapısı görmezden gelinerek Türkiye’yi dar bir kıyı hattına hapsetmeye çalışan maksimalist anlayışın ne hukuki ne de siyasi bir karşılığı vardır. Türkiye Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler ilkeleri ve hakkaniyet prensibi doğrultusunda haklarını sonuna kadar savunmaya devam edecektir.
Türkiye hiçbir zaman başka ülkelerin egemenlik haklarında gözü olan bir devlet olmamıştır. Ancak kendi egemenliğine, deniz yetki alanlarına, enerji güvenliğine ve milli çıkarlarına yönelik hiçbir tehdide de sessiz kalmaz.
Yunanistan’daki bazı siyasetçilerin iç politik hesaplarla Türkiye karşıtlığını körüklemesi; iki ülke halkı arasındaki barış ve komşuluk ilişkilerine zarar vermektedir. Akılcı olan; tehdit dili değil diplomasi, provokasyon değil karşılıklı saygıdır.
Bizler Doğru Yol Partisi olarak bölgemizde barışın, istikrarın ve adaletin hâkim olmasını destekliyoruz. Ancak Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik hakları, Mavi Vatan’daki çıkarları, enerji güvenliği ve milli menfaatleri konusunda en küçük bir geri adım atılmasını da kabul etmiyoruz.
Türkiye’ye parmak sallayanlar şunu çok iyi bilmelidir:
Türk Milleti sabırlıdır; ancak vatanına, bayrağına, devletine ve egemenlik haklarına uzanan hiçbir tehdide boyun eğmez.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Bilal Kaya
Doğru Yol Partisi
Dış İlişkiler Başkanı

ETİKETLER:
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ