Özdağ’dan Sağlık Bakanlığına Tepki: “Kamu Sağlığı Ranta Teslim Edilemez”
Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Dç. Dr. Selçuk Özdağ, Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla çok sayıda sağlık alanı ve tesisinin özelleştirme kapsamına alınmasını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun cevaplaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na soru önergesi veren Özdağ, kamu sağlık altyapısının tasfiye edildiği yönündeki endişelerin giderek büyüdüğünü belirtti.
SAĞLIK KURUMLARI HALKIN MALIDIR
Özdağ, 24 Nisan 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile 32 ilde bulunan toplam 71 sağlık alanı ve tesisinin özelleştirme kapsamına alındığını, daha önce 17 Mart 2026 tarihli kararla da 27 ildeki 55 sağlık alanı ve tesisinin aynı kapsama dahil edildiğini hatırlattı. Önergesinde, özelleştirme listesinde yalnızca boş arazilerin değil; halen aktif şekilde hizmet veren devlet hastaneleri, ağız ve diş sağlığı hastaneleri, fizik tedavi hastaneleri, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve verem savaş dispanserlerinin de bulunduğuna dikkat çeken Özdağ, söz konusu özelleştirme kararının rant ve peşkeş iddiaların gündeme getirdiğine dikkat çekti ve “Sağlık kurumları halkın malıdır. Sağlık rant ve peşkeş aracı olamaz” dedi.
TİCARİ PROJELER İÇİN Mİ KULLANILACAK?
Şehir merkezlerinde bulunan ve yüksek ekonomik değere sahip sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alınmasının, bu alanların sağlık vasfının kaldırılarak ticari projelere açılacağı yönündeki endişeleri artırdığını belirten Özdağ, “Hükümetin önceki uygulamalarına bakıldığında, bu özelleştirme kararı ile ilgili olumlu düşünmemiz mümkün değildir. İktidar partisi, önceki dönemlerde olduğu gibi bu dönemde de kamu kaynaklarını ranta çevirme niyetiyle hareket ettiğini göstermiştir.” diye konuştu.
Özdağ, önergesinde Sağlık Bakanlığı’na şu soruları yöneltti:
Özdağ, “Özelleştirme kapsamına alınan taşınmazlardan hangilerinin doğrudan satış yöntemiyle değerlendirileceği, hangi alanlarda işletme hakkı devri, kiralama veya gelir paylaşımı modellerinin uygulanacağı, halen aktif sağlık hizmeti veren tesislerin süreç boyunca hizmet vermeye devam edip etmeyeceği, sağlık alanlarının imar planlarında değişiklik yapılıp yapılmayacağı, bu alanların konut, AVM, rezidans veya ticari projelere açılıp açılmayacağı, özelleştirmeden ne kadar gelir hedeflendiği ve bu gelirin hangi projelerde kullanılacağı, şehir hastaneleri için son 5 yılda bütçeden yapılan kira, hizmet ve garanti ödemelerinin toplam tutarı” ile ilgili soruların cevaplandırılmasını istedi.
Önergede ayrıca bazı özel taşınmazlar da gündeme getirildi. Özdağ, Eskişehir Odunpazarı’nda halen sağlık hizmeti verilen eski Hava Hastanesi alanının neden özelleştirme kapsamına alındığını sorarken, Manisa Saruhanlı Devlet Hastanesi arazisinin geçmişte yalnızca sağlık hizmeti amacıyla kullanılmak üzere kamuya tahsis edildiği iddiasının doğru olup olmadığının açıklanmasını istedi.
Adana Karataş’taki Abdullah Tekin Hastanesi arazisinin şerhli bağış kapsamında olduğu yönündeki iddiaları da Bakanlığa soran Özdağ, deprem toplanma alanı, yeşil alan veya kamu hizmet rezerv alanı niteliği taşıyan taşınmazların da özelleştirme kapsamına alınıp alınmadığının açıklanmasını talep etti.
Özdağ, kamu sağlık hizmeti sunulan alanların özelleştirme kapsamına alınmasının kamu yararıyla bağdaşıp bağdaşmadığının da net biçimde ortaya konulması gerektiğini belirtti.