Uluslararası Hukuk Ne Zaman Hatırlanır? Somaliland ve Sessiz Adalet

Baki Düzgün

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Uluslararası hukuk, kâğıt üzerinde evrensel; pratikte ise seçicidir.
Kime uygulanacağına güç dengeleri, kimin haklı sayılacağına jeopolitik çıkarlar karar verir. Somaliland meselesi, bu ikiyüzlülüğün en çıplak örneklerinden biridir.

1991’den bu yana fiilen var olan bir yapıdan söz ediyoruz. Sınırları belli, halkı belli, seçilmiş hükümetleri var. Kendi parasını basan, güvenliğini sağlayan, düzenli seçimler yapan bir toplum… Buna rağmen “yok” sayılıyor. Neden? Çünkü tanınmıyor.

Oysa uluslararası hukukun klasik devlet tanımı açıktır. Toprak, nüfus, hükümet ve ilişki kurma kapasitesi. Somaliland bu ölçütlerin üçünü tartışmasız, dördüncüsünü ise fiilen yerine getiriyor. Hukuk burada “devlet” diyor; siyaset ise “bekle”.

REKLAM ALANI

Sorunun düğümü self-determinasyon ile toprak bütünlüğü arasında kurulan sahte dengede. Halkların kendi kaderini tayin hakkı, Birleşmiş Milletler metinlerinde kutsal bir ilke olarak yer alır. Ancak söz konusu Afrika olduğunda bu ilke bir anda geri çekilir; yerini “istikrar” gerekçesi alır. İstikrar dedikleri ise çoğu zaman baskının ve statükonun devamıdır.

Afrika Birliği, Somali’nin toprak bütünlüğünü gerekçe göstererek Somaliland’i tanımıyor. Oysa aynı birlik, devlet çöktüğünde halkın güvenliğini sağlayamayan merkezî iktidarın yarattığı felaketleri de görmezden geliyor. 1988’de Hargeisa’nın bombalanmasını, on binlerce sivilin öldürülmesini “iç mesele” sayan bir anlayıştan adalet çıkmaz.

Çifte standart burada bitmiyor. Kosova tanındı. Somaliland tanınmadı. Kosova için “istisna” denildi; Somaliland için “emsal olur” korkusu üretildi. Hukuk, istisnalarla değil ilkelerle işler. Eğer istisnalar kural hâline gelmişse ortada hukuk değil, güç ilişkileri vardır.

Somaliland’in tanınmaması bir hukuki yetersizlikten değil, siyasi iradesizlikten kaynaklanıyor. Uluslararası toplum, başarısız devletleri onarmak yerine haritaları dondurmayı tercih ediyor. Bu tercih, istikrar üretmiyor; adaletsizliği kalıcılaştırıyor.

Bugün Somaliland’e kapatılan kapı, yarın başka halkların yüzüne kapanacak. Çünkü adalet ertelendiğinde, sadece bir coğrafyada değil, bütün dünyada aşınır.

Uluslararası hukuk, güçlülerin vitrini olmaktan çıkmadıkça; Somaliland gibi örnekler “istisna” diye susturuldukça, hukuk metinleri değil, suskunluklar konuşmaya devam edecek.

Baki Düzgün
Hak-Der Genel Başkanı

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ