Prof. Dr. Ahmet Karacalar açıklıyor, PRP ve Eksozom: Fark Nerede?
Hücreler arası iletişimin yeni keşfedilen gücü “Eksozomlar”, estetik cerrahi ve doku yenileme alanında dengeleri değiştiriyor. Prof. Dr. Ahmet Karacalar, vücudun kendi biyolojik kuryeleri olan eksozomların, PRP gibi geleneksel yöntemlerden farkını ve genetik düzeydeki etkilerini değerlendirdi.
İSTANBUL – Estetik tıpta rejeneratif (yenileyici) tedaviler her geçen gün gelişirken, son dönemin en dikkat çekici başlığı “Eksozomlar” oldu. Prof. Dr. Ahmet Karacalar, hücrenin işlevsel talimatlarını taşıyan bu mikroskobik yapıları, vücudun lojistik ağına benzeterek konuya açıklık getirdi.
Hücresel İletişimde “Adrese Teslim” Görev
Hücresel yaşlanmayı geri çevirme sürecini bir lojistik operasyonuna benzeten Prof. Dr. Karacalar, süreci şu sözlerle özetliyor:
“Tıpkı bir şirketin ürünleri özel kutulara koyup gönderdiği gibi, hücre de işlevsel ‘talimatları’ eksozomlarla paketler. Bu paketlerin içinde protein, RNA, lipid ve diğer hayati moleküller bulunur. Vücudun otoyolları olan kan ve lenf sistemi aracılığıyla, biyolojik kuryeler bu paketleri hedef hücreye taşır.”
Bu sürecin rastgele olmadığını vurgulayan Karacalar, paketin alıcısı olan hedef hücrenin talimatları okuyup harekete geçtiğini belirtiyor: “Örneğin cilt gençleştirmede, eksozomlar fibroblastlara ulaşarak kolajen üretimini artırabilir. Yani gönderilen paket, tam olarak hedefe ulaşmış ve görevi başlatmış olur.”
PRP ve Eksozom: Fark Nerede?
Kamuoyunda sıkça bilinen PRP (Trombositten Zengin Plazma) ile Eksozom tedavisi arasındaki farka da değinen Prof. Dr. Karacalar, iki yöntemin etki mekanizmasının birbirinden ayrıldığını vurguluyor.
PRP’nin, trombositler ve büyüme faktörleri aracılığıyla doku onarımını desteklediğini hatırlatan Karacalar, eksozomların ise daha derin bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çekiyor:
“Bilimsel çalışmalar, eksozomların büyüme faktörlerinden farklı olarak genlerin ‘konuşmasını’ etkileyebileceğini gösteriyor. PRP dokuya geçici bir biyolojik aktivasyon sağlarken, eksozomlar (Bkz. https://ahmetkaracalar.com/eksozom-tedavisi/ )bu süreci hücresel düzeyde derinleştirebilme kapasitesine sahip.”
Güçbirliği: Kombine Tedaviler ve Yağ Nakli
Prof. Dr. Ahmet Karacalar, bu iki yöntemin rakip değil, tamamlayıcı olabileceğini belirtiyor. PRP ve eksozomların kombine veya ardışık kullanımının sinerjik bir etki yaratabileceği öngörülüyor.
Ayrıca, estetik cerrahide sıkça başvurulan yağ enjeksiyonlarında da eksozomların kritik bir rolü bulunuyor. Yapılan araştırmalar, yağ dokusu eksozomlarla birlikte nakledildiğinde, dokunun tutma yüzdesinin arttığını gösteriyor.
“Mucize Değil, Bilimsel Bir Araç”
Özellikle kişinin kendi kanından elde edilen eksozomların güvenlik açısından öne çıktığını belirten Karacalar, yine de temkinli yaklaşılması gerektiğinin altını çiziyor. Bu yöntemlerin tek başına bir “mucize” olarak pazarlanmaması gerektiğini savunan Prof. Dr. Karacalar, başarının bilimsel veriler ışığında ve doğru hasta seçimiyle mümkün olduğunu ifade ediyor.
Fotoğrafları indirmek için lütfen üzerlerine tıklayınız!.