Gazeteci Özge Demir Sordu : “Emirhan Gültekin İhmal Kurbanı mı ? “
Hakkari’de yaşayan 23 yaşındaki Emirhan Gültekin, lösemi tedavisi için Ankara Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi görürken, yaklaşık bir yıl önce hayatını kaybetti. Ailenin iddialarına göre, yanlış tedaviler, ihmaller zinciri ve sevk talebinin reddedilmesi genç Emirhan’ın ölümüne yol açtı. Olay, sağlık sistemindeki eşitlik ve hesap verebilirlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Gazeteci Özge Demir, yeni yıla girerken aldığı bir mesajla konuyu gündeme taşıdı. Demir, sosyal medya paylaşımında şu soruları yöneltti: “Kamu hastanesinde görev yapan hekimler kendi tedavileri için başka hastaneleri tercih ederken, ağır hastalıkla mücadele eden bir hastanın sevk talebi neden reddediliyor?”
Aile, Emirhan’ın küçük bir apse ameliyatı sonrası idrar mesafesinin delindiğini, enfeksiyon kaptığını ve durumunun hızla kötüleştiğini iddia ediyor. Anne Sevim Gültekin, “Oğlum eceliyle değil, ihmaller sonucu öldü. Doktorlar can verir, can almaz” diyerek adalet arayışını sürdürüyor.
Hasta Hakları Yönetmeliği’ne göre, tıbbi imkanlar yetersizse hastanın başka merkeze sevki zorunlu. Anayasa’nın 56. maddesi ise devletin sağlıklı yaşama hakkını koruma yükümlülüğünü vurguluyor. Ancak iddialara göre, Emirhan’ın sevk talebi “takdir yetkisi” gerekçesiyle reddedildi.
Konu, TBMM gündemine de taşındı. Hakkari Milletvekili Öznur Bartın, ihmaller zincirini soru önergesiyle Meclis’e taşıdı. Aile, iki doktor hakkında şikayette bulundu ancak soruşturma izni henüz çıkmadı.
Sağlık Bakanlığı’ndan henüz resmi bir açıklama gelmedi. Kamuoyu, şu soruları soruyor: Sevk reddinin tıbbi gerekçesi nedir? İhmal var mı? Soruşturma neden gecikiyor?
Emirhan Gültekin’in ölümü, tek bir ailenin trajedisi olmanın ötesinde, kamu sağlık hizmetlerinin eşitlik ilkesini ne ölçüde uyguladığını sorgulatıyor. Uzmanlar, benzer olayların önlenmesi için şeffaf soruşturma çağrısı yapıyor.