Aydın Karay’ın Duruşmasına Çok Az Kaldı

Özge DEMİR

İstanbul’un Beylikdüzü ilçesinde, 1 Eylül 2023 günü bir markette çalışan Aydın Karay’ın hayatı, anlamsız bir şiddetin kurbanı olarak sona erdi. 28 yaşındaki genç, Yusuf Ceyhun Türkgenç’in bıçaklı saldırısına uğradı ve sırtından, karnından aldığı darbelerle ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Karay, tüm çabalara rağmen kurtarılamadı. Olay yerinden kaçan zanlı ise polis tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Ancak bu trajik hikâyenin adalet arayışı, aradan geçen bir buçuk yıla rağmen hâlâ sonuçlanmadı. Şimdi, Aydın Karay’ın duruşmasına çok az kaldı; 28 Mart 2025’te, Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek dava, hem ailesi hem de kamuoyu için bir dönüm noktası olmaya aday.

Karay ailesinin acısı, oğullarının kaybıyla sınırlı değil. Onlar, adaletin gecikmesiyle her geçen gün daha da derinleşen bir yara taşıyor. Anne Fatma Karay, oğlunun sebepsiz yere, hiç tanımadığı bir kişi tarafından katledildiğini söylüyor. Sanığın 18 ayrı suçtan sabıkası olduğunu, buna rağmen davanın uzatıldığını iddia ediyor. “Deliller ortada, kamera görüntüleri, tanıklar var; ama mahkeme hâlâ bir karar veremiyor,” diyor Fatma Hanım. Sesinde hem öfke hem de çaresizlik var.

Dava süreci, baştan beri sancılı geçti. İlk duruşma 13 Mart 2024’te görüldü; tanıklar dinlendi, talepler alındı, ancak karar çıkmadı. Ardından Haziran ve Eylül aylarında yapılan duruşmalarda da sanığın akıl sağlığına ilişkin raporların beklenmesi gerekçesiyle ertelemeler yaşandı. Son olarak, 7 Ocak 2025’teki duruşmada da bir sonuç alınamadı. Şimdi gözler, 28 Mart’taki duruşmada. Karay ailesi, bu kez adaletin yerini bulmasını umut ediyor; ama aynı zamanda, sürecin uzamasından dolayı umutları da tükeniyor.

Bu dava, sadece bir ailenin değil, toplumun vicdanının da sınavı. Aydın Karay’ın annesi, “Katillerin dışarıda dolaşmasını istemiyoruz,” derken, aslında hepimizin ortak bir korkusuna sesleniyor. Sanık Yusuf Ceyhun Türkgenç’in geçmişinde şiddet ve hakaret suçları var; olay sonrası elinde kanlı bıçakla eski kız arkadaşını arayıp tehditler savurduğu iddiaları ise tüyler ürpertici. Peki, böyle bir profil neden hâlâ yargının net bir kararına ulaşamadı? Mahkemenin, sanığın cezai ehliyetine dair raporları beklemesi ne kadar adil? Yoksa bu, adaletin değil, bürokrasinin zaferi mi olacak?

28 Mart, Aydın Karay için bir son değil, belki de bir başlangıç olacak. Ailesi, avukatları ve destekçileri, bu duruşmada güçlü bir dayanışma sergilemeye hazırlanıyor. Sosyal medyada #AydınKarayİçinAdalet etiketiyle yankılanan çağrılar, kamuoyunun da bu davaya kayıtsız kalmadığını gösteriyor. Şimdi soru şu: Adalet, bu kez zamanında tecelli edecek mi, yoksa bir kez daha “rapor beklenecek” denilerek ertelenecek mi?

Aydın Karay’ın duruşmasına çok az kaldı. Saatler ilerledikçe, bir annenin gözyaşları, bir ailenin çığlığı ve bir toplumun beklentisi mahkeme salonunda yankılanmayı bekliyor. Bu dava, yalnızca bir cinayetin değil, adaletin de yargılandığı bir arena. Ve hepimiz, nefeslerimizi tutmuş, sonucu bekliyoruz.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ