Avrupa’daki Türkler Sahipsiz Değil: Türkiye Savaşa Değil, Güce Odaklanmalı

Avrupa’daki Türkler Sahipsiz Değil: Türkiye Savaşa Değil, Güce Odaklanmalı
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Doğru Yol Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bilal Kaya Avrupa’da yaşayan yaklaşık 6,5 milyon Türk vatandaşı, Türkiye’nin en büyük ve en güçlü diasporasını oluşturmaktadır. Ancak bu büyük topluluğun yıllardır biriken sorunlarının yeterince sahiplenilmediği de bir gerçektir. Doğru Yol Partisi olarak bizler, bugüne kadar ihmal edilen bu alanda somut adımlar atmaya kararlıyız.
İlk hedefimiz, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarını doğrudan muhataplarıyla görüşmek olacaktır. Bu kapsamda ilk resmi temasımızın Almanya Büyükelçiliği ile gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Ardından Avrupa’daki diğer büyükelçiliklerle temas kurarak; vatandaşlarımızın yaşadığı hukuki, sosyal ve ekonomik sorunları gündeme taşıyacağız.

Amacımız nettir:
Yurtdışındaki vatandaşlarımız yalnız değildir ve artık sahipsiz bırakılmayacaktır.
Bölgesel gelişmelere baktığımızda ise Orta Doğu’nun giderek daha büyük bir çatışma alanına sürüklendiğini görmekteyiz. İran meselesi üzerinden yürütülen gerilim, sadece iki ülke arasında bir kriz olmaktan çıkmış, küresel güçlerin dahil olduğu tehlikeli bir sürece dönüşmüştür.

Biz Doğru Yol Partisi olarak bu noktada açık bir duruş sergiliyoruz:
Savaşa karşıyız. Türkiye’nin herhangi bir savaşın içine çekilmesine kesinlikle karşıyız.
Bölgede yaşanan insani dram ise her geçen gün daha da derinleşmektedir. Filistin’de yaşanan trajedi ortadadır; siviller hayatını kaybetmekte, masum insanlar büyük acılar yaşamaktadır. Aynı şekilde Türk nüfusun yoğun olduğu bölgelerde yaşanan gelişmeler de dikkatle takip edilmelidir. Bu coğrafyada hayatını kaybeden herkes bizim kardeşimizdir.
İslam dünyasının ise bu süreçte yeterli refleksi gösteremediği açıktır. Ortak bir duruş sergilenememesi, bölgedeki acıları daha da artırmaktadır.
Avrupa’nın tutumu da ciddi şekilde sorgulanmalıdır. Özellikle Almanya başta olmak üzere bazı ülkelerin bir yandan barış söylemi üretirken diğer yandan farklı politikalar izlemesi, uluslararası kamuoyunda güven sorununa yol açmaktadır. Çifte standartlı yaklaşımlar artık gizlenemeyecek noktaya gelmiştir.

REKLAM ALANI

Türkiye’nin bu süreçte en önemli sorumluluğu;
kendi milli çıkarlarını korumak ve ülkeyi bu ateş çemberinden uzak tutmaktır.

Bu çerçevede atılması gereken adımlar, duygusal değil stratejik olmalıdır. Türkiye’nin dış politika hamleleri; bağımsızlık, güvenlik ve uzun vadeli çıkarlar temelinde şekillenmelidir.
Bizim duruşumuz nettir:
Türkiye savaşın tarafı olmamalıdır
Bölgesel barış için aktif ama dengeli politika izlenmelidir
Yurtdışındaki vatandaşlarımız güçlü şekilde sahiplenilmelidir
Sonuç olarak; dünya yeni bir döneme girmektedir. Dengeler değişmekte, eski düzen yerini daha sert ve karmaşık bir sürece bırakmaktadır. Türkiye bu süreçte akılcı, kararlı ve bağımsız bir politika izlemek zorundadır.

Doğru Yol Partisi olarak biz; hem yurtiçinde hem yurtdışında vatandaşlarımızın yanında olmaya, hem de Türkiye’yi gereksiz çatışmaların dışında tutmaya kararlıyız.

ETİKETLER:
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ